Son güncelleme:
1. Kısa ve tam cümleler kurun
Çeviri makinesi uzun, iç içe geçmiş cümlelerde kimin neyi yaptığını karıştırabilir. Bir cümlede bir düşünce olsun. Özneyi atlamayın: Türkçede "geliyorum" yeter, ama birçok dilde "ben geliyorum" demek gerekir ve çeviri tahmin etmek zorunda kalır.
2. Deyim, argo ve kısaltmadan kaçının
"Kafayı yedim", "içim içime sığmıyor", "tmm", "slm" gibi ifadeler ya kelimesi kelimesine çevrilir ya da hiç çevrilmez. Ne demek istediğinizi düz söyleyin: "Çok yoruldum", "Çok heyecanlıyım", "Tamam".
3. Bir mesajda tek konu
Adresi, saati ve fiyatı tek bir uzun mesajda yazmak yerine üç kısa mesaj gönderin. Karşı taraf her birine ayrı cevap verebilir, yanlış anlaşılan şey de hemen ortaya çıkar.
4. Tarih, saat ve parayı açık yazın
"03/02" bazı ülkelerde 3 Şubat, bazılarında 2 Mart diye okunur. Ayın adını yazın: "3 Şubat". Saati 24 saatlik düzende yazın: "15.00". Fiyatın yanına para birimini ekleyin: "200 TL", "50 euro".
5. Önemli mesajı geri çevirerek kontrol edin
Çeviriyi kendi dilinize geri çevirdiğinizde anlam aynı kalıyorsa mesaj büyük ihtimalle doğru gidiyordur. Kayma varsa cümleyi daha basit kurup tekrar çevirin. Randevu, adres ya da para içeren mesajlarda bu iki saniyelik kontrol çok iş görür.
6. Hitaba dikkat edin
Almanca, Fransızca, Japonca gibi dillerde resmî ve samimi hitap ayrıdır; çeviri bunu sizin cümlenizden çıkarır. Bir müşteriye ya da tanımadığınız birine yazıyorsanız Türkçede de "siz" diye yazın, arkadaşınıza yazıyorsanız "sen". Çeviri doğru tonu böyle bulur.
7. İsimleri ve adresleri olduğu gibi bırakın
Kişi, sokak ve şirket adları bazen anlamlı bir kelime sanılıp çevrilir. Önemli bir adı tırnak içinde yazmak ya da çeviriden sonra kontrol etmek bu hatayı önler. Emin olamadığınız bir bilgi varsa karşı taraftan yazılı teyit isteyin.